16 Aralık 2016 Cuma

YARA

Neden saramıyoruz biz
         birbirimizin yarasını
ve neden
           söyleniyoruz sadece..

Tevekkül!
Evet evet tevekkül..
               Doğru kelime bu!

boşuna kızdık yıllarca padişaha..
sağlam bir kazığa
bağlayacaktık develerimizi
ve sonra açacaktık ellerimizi Allaha!

karıştırdık
               sırasını
sonra
     çıktı
     çivisi dünyanın
     koptu kıyamet
     ve artık her şey
                  Allaha emanet!


Murat Usta
Aralık'16/ Ankara

13 Aralık 2016 Salı

HALEP

hiç
bir şeye
ihtiyacı yok aslında
bir insanın
başka bir
        insandan başka!

Eksiklikler listesi
                      hep aldatmaca!
.......................

Halep!
aç mı açıkta mı

yüksekte mi alçakta mı

yakında mı ırakta mı

düştü mü ayakta mı

düştü evet
Halep d
            ü
            ştü!

Ayaktaydı..
...çok önceden!

Ve yakındı bize
tuz eksilse sofrada
yürüyerek giderdi ceddimiz
                           Halep çarşısına

etrafındaki şehirler
                           köyüydü Halep'in
ve çok önemli bir
konak yeriydi süslü kervanların
Halep.. Antep
ayırt edilemezdi
birinden diğerine geçildiğinde

şimdi de
çok ayırt edilmiyor aslında
                             böyle bakınca burdan
biz
bir bir ölürken burda
                      onlar orda toptan!

"ölümlü bir yer" olduğuna dünyanın
bu kadar da
inandırmasaydık keşke birbirimizi
ölüm var evet
                     ölüm var
lakin alışmak
kolay olmayabilirdi belki
                            böyle bu kadar!

Ateşkes diyorlar şimdi
Ama
        düştü Halep
Ve buna sebep
                       büyükler var!
her acıya
"görgü tanığı" olmakla meşhur büyükler
şu görüp de kahrolduğumuz
içine düşüp de
hapsolduğumuz  dünyadan                                                                              da büyükler..

yalnız
her şeyi duyan o kulaklar
              enkazdan gelen sese sağır
ve her şeyi gören o gözler
yürürken düşürdükleri tuğlalara kör!

...........

Üzülme
            sen yine de
Er geç
takılıp düşecekler birbirlerine
ve
devirdikleri tuğlalar gibi
devrilecekler bu yüzden
işte bu yüzden
              tersine dönecek devran

vefalı Türk ölmedi!

kardeşe yardım elini uzatmak da ne demek
bilse işe yarayacağını orda
kesip de iki elinden birini
                              koyacak torbaya

kabına sığamıyor kimse
ve kabuk bağlamıyor burda
                               kimsenin yarası

korkma
ufukta görür gibiyim
kendimize geldiğimizi
hep aynı yerden kesilsek de
eksilmedik, arttık
yaralarımız birleştirecek bizi

ve unutma
düzgün yürürsek Allah bizimle!
çok bereketli bir hilal burası
bir
birbirimize ihtiyacımız var
bir de
sağlam bir gemiye!

Tufan başladı..


Murat Usta
Aralık'16/Ankara

5 Aralık 2016 Pazartesi

AVRASYA TÜNELİ nin Adı Ne Olmalı?

Bence Avrasya Tüneli olmalı!
Sorarken de öyle demiyor muyuz zaten?

Ama Atatürk'ün ya da II. Abdülhamit'in adı da yakışır.. Bu projeyi hayata geçirenlerden birinin adı da..

Ya da Boğazı yüzerek geçen binlerce atlılarının anısına Peçenek Türklerinin adı da..
Ki onlar Malazgirt'te köprü olup kardeşlerini bir yurttan öbür yurda taşıyanlardır aynı zamanda !

 Beceriksizdi belki biraz ama Avrasya Türklüğünü birleştirmeye çalışırken şehit olan Enver Paşa'nın adı bile yakışır Avrasya Tüneline!

Bu isimlerin ideolojik de bir anlamı olduğu için hiç birinde uzlaşamazsak; Boğaz'da boğulan bir kayıkçının adı da verilebilir.. Milli Mücadele'de İstanbuldan  Anadolu'ya silah kaçırırken şehit düşen bir kayıkçının..

Ve hatta Milli Mücadele'de Türklere kurşun sıkmadığı için kurşuna dizilen onlarca Rum'dan birinin adı da verilebilir pek tabii Asya'yı Avrupa'ya bağlayan tünele!

Ama bu tünel milyonlarca kişiyi ve  tonlarca yükü Asya'dan Avrupa'ya ulaştırırken;

"bizi birbirimize bağlamayacaksa" adının da bir önemi yoktur kanımca!

Vaktimizi, nesneleri birbirine yakınlaştırmaya ayırdığımız kadar; kalpleri de birbirine  yakınlaştırmaya ayırsak diyorum..

Bir Tarih Öğretmeni
Aralık'16/Ankara