Yolumuz elbette birbirimizi anlamaktan geçecek!
Er ya da geç bilemiyorum ama bir gün mutlaka!
Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15 / Orta Doğu
17 Eylül 2015 Perşembe
KURBAN
daha dün giden yiğitlerin
tutulmadan yası
bugün bir çocuğa daha ad oldu
kendi öz babası
....................
boğuluyoruz
boğuluyoruz
boğuluyoruz
ve hep
kendi kıyımızda
ve Musa boğuldu
tutulmadan yası
bugün bir çocuğa daha ad oldu
kendi öz babası
....................
boğuluyoruz
boğuluyoruz
boğuluyoruz
ve hep
kendi kıyımızda
ve Musa boğuldu
İsa çarmıhta
Muhammed..
bir mağarada unutuldu!
unuttuk işte böyle
nerden nasıl geldiğimizi
Muhammed..
bir mağarada unutuldu!
unuttuk işte böyle
nerden nasıl geldiğimizi
yürüyerek
geçemeyiz artık biz bu denizi
ve öldürmedik henüz
en sevdiğimizi
al başını da iki elinin arasına
düşün
ve yaptıklarına yan
yalnız İbrâhim'in değildi
o imtihan
su boğar
ateş yakar
tufan yıkar bizi
cennete gidecektik
kaydı ayağımız
düştük birbirimize
sahip çıkamıyoruz artık
ne dünyaya
ne de develerimize!
Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Ankara
geçemeyiz artık biz bu denizi
ve öldürmedik henüz
en sevdiğimizi
al başını da iki elinin arasına
düşün
ve yaptıklarına yan
yalnız İbrâhim'in değildi
o imtihan
su boğar
ateş yakar
tufan yıkar bizi
cennete gidecektik
kaydı ayağımız
düştük birbirimize
sahip çıkamıyoruz artık
ne dünyaya
ne de develerimize!
Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Ankara
HATA
Sanırım biz en büyük hatayı
"Kuran'ın yere düşürülmemesi gerekir." gerçeğini; Kuran'ı yalnızca belden aşağıda tutmayıp onu yüksek yere kaldırmak şeklinde anlayarak yaptık!
"Kuran'ın yere düşürülmemesi gerekir." gerçeğini; Kuran'ı yalnızca belden aşağıda tutmayıp onu yüksek yere kaldırmak şeklinde anlayarak yaptık!
Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Ankara
15 Eylül 2015 Salı
SİYASET
Yakından tanımadığımız kişilere duyduğumuz kızgınlık ya da aşırı sevgi gerçek dostlarımızla aramıza girmemeli!
Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Ankara
Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Ankara
12 Eylül 2015 Cumartesi
BİZ
aynı kurbanı bölüşen
aynı hırkayı giyen
insanlarız biz
bir tas çorba
doyurur bizi
ve biliriz birbirimizi
günde beş vakit
temizleyip de ellerimizi
açarız aynı göğe
sanmasınlar ki araftayız
aynı kubbenin altında
aynı saftayız biz
Dicle bizimdir
Sakarya senin
derdimiz, derdin!
kahrımızsa, kederin!
Korkma!
sonu gelmez
bu kardeşliğin!
evet
deliyiz biraz
hem yardan geçeriz
hem serden
hadi tut elimi,
tut elimi ayağa kalkalım
şu düştüğümüz yerden!
Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Ankara
aynı hırkayı giyen
insanlarız biz
bir tas çorba
doyurur bizi
ve biliriz birbirimizi
günde beş vakit
temizleyip de ellerimizi
açarız aynı göğe
sanmasınlar ki araftayız
aynı kubbenin altında
aynı saftayız biz
Dicle bizimdir
Sakarya senin
derdimiz, derdin!
kahrımızsa, kederin!
Korkma!
sonu gelmez
bu kardeşliğin!
evet
deliyiz biraz
hem yardan geçeriz
hem serden
hadi tut elimi,
tut elimi ayağa kalkalım
şu düştüğümüz yerden!
Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Ankara
8 Eylül 2015 Salı
3 Eylül 2015 Perşembe
KIYIM
her şey yazıyordu
her şey
o kitaplarda!
okusak aydınlanacaktık
okumadık
kapkara bir yağmur
yağdı içimize
unuttuk ilerlemeyi
küçücük kelimelere takılıp da
düştük birbirimize!
ve şimdi
başımız ellerimizin arasında
mutlak olanı unuttuk!
ve bir çocuk daha kanatlanıp da
yükselirken göğe
yüzümüz yere kapaklanıp da
kıyıya vurduk!
Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Orta Doğu yahut Uzak Avrupa
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
