21 Ekim 2015 Çarşamba

ZAMAN - 5

Yıl iki bin onbeş
Zaman?
Bizim zamanımız değil!
Mekân üzerinde de
             yürüyoruz sadece..

arka sokaktaki
       bir yapıya dönüşürken Kâbe                                                   bir şeyhin elinde
bir vinç
           vurdu yere
ve Riyal'in gölgesi
               düştü üzerine

seyirlik bir mekandır şimdi
Habeşli bir kölenin
kalbindekileri duyan
                                   o belde

ne susayan hacıdan haberimiz var
ne de Fırat'ın kıyısındaki kuzudan

modern çağın çarkında öğütüldük
kabuk tutmayan yaralarımız var
evet uçamayan kuşlarız
asılı kalmıştı kanatlarımız
Yemen'de
           bir kale burcunda

şimdi de
yer yarıldı Ankara'da
düştük hepimiz
ama
sığamadık içine
girsek yeridir
yerin dibine
                    en dibine!

Bir Tarih Öğretmeni
Ekim'15/Ankara

18 Ekim 2015 Pazar

BARIŞ -3

Bir polis ya da asker bir yanlış yaptığında ortalığı ayağa kaldırıyoruz ya barış ve huzur böyle sağlanmaz diye!
Şimdi "Yürürken bizi neden korumuyorlar" deyip hesap sorduğumuz adamlar kaç aydır bir bir öldürülüyor! Bilmem farkında mıyız! Sokaklara mayın döşeyerek mi gelecek barış!

Hani "30 yıldır yaşananlar askeri yöntemlerle terörün sona erdirilemeyeceğini gösterdi. Daha fazla demokrasi ve diyalogla bütün sorunlarımızı çözebiliriz" diyoruz ya! Peki güvenlik güçlerine pusu kurarak sorun çözmeye çalışanlara kimse bu işin böyle olamayacağını söylüyor mu? Söylemiyorsa, söyleyemiyorsa artık söylesin!

Barış, barış demekle veya  yürümekle gelmez! Barış önce kendine hakim olup sonra da yanındakilere ve yakınındakilere sahip çıkmakla gelir! Herkes sahip çıksın!

Bir Tarih Öğretmeni
Ekim'15/ Ankara

8 Ekim 2015 Perşembe

ZAMAN - 4

Düzgün şeyler söyleyebilmek için büyük bir uğraş verdiğimiz zamanlardayız!

Ekim'15/Ankara
Bir Tarih Öğretmeni

İNŞA

Bir ev inşa ederken, televizyonun kurulacağı yerden önce, küçük de olsa bir kütüphanenin kurulacağı yeri hesaplamaya başladığımız gün,  acılarımız da dinmeye başlayacaktır!

Ekim'15/Ankara
Bir Tarih Öğretmeni