Yıl iki bin onbeş
Zaman?
Bizim zamanımız değil!
Mekân üzerinde de
yürüyoruz sadece..
arka sokaktaki
bir yapıya dönüşürken Kâbe bir şeyhin elinde
bir vinç
vurdu yere
ve Riyal'in gölgesi
düştü üzerine
seyirlik bir mekandır şimdi
Habeşli bir kölenin
kalbindekileri duyan
o belde
ne susayan hacıdan haberimiz var
ne de Fırat'ın kıyısındaki kuzudan
modern çağın çarkında öğütüldük
kabuk tutmayan yaralarımız var
evet uçamayan kuşlarız
asılı kalmıştı kanatlarımız
Yemen'de
bir kale burcunda
şimdi de
yer yarıldı Ankara'da
düştük hepimiz
ama
sığamadık içine
girsek yeridir
yerin dibine
en dibine!
Bir Tarih Öğretmeni
Ekim'15/Ankara
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder