16 Nisan 2026 Perşembe

ÖDEV

son güne bırakılmış bir ödev gibiyiz

sabahlarsak yetişiriz belki 

biri bizi toparlamalı


ok da bizden ceylan da 

sahi bu kimin avı

biri "biz"i hatırlamalı


ve hazırlamalı bizi

sert geçecek bir kışa 

böyle geçemeyiz biz bu sınavı  


susadık

ne yapsak kanamıyoruz 

içimizde birikiyor bak her şey

biri bizi harlamalı


gelip geçenlerin

bakıyoruz sadece ardından

şöyle kana kana su içsek düzelir belki her şey

bir yayla pınarından

yayla pınarı

           daha kurumadan


imara açıyoruz her yeri ama

baca da yok artık tek başına oturduğumuz evlerde 

1 + 1 iki etmiyor artık 

yanıyoruz böyle kokusuz dumansız

biriken bu dumanlar nerden gidecek bilmiyorum

iyi bir imar planı lazım bir de iman

evet evet iman planı

bak burdan da kavga çıkar şimdi

biliyorum evet

çok da planlanabilir bir şey değil

çok iyi biliyorum

çarpa çarpa öğrenilen hatta en güzeli 

mecliste görüşülen bilmem kaçıncı yargı paketi çözer mi bu işi 

ya da müfredattaki değişiklikler bilmiyorum

sınav yapmaktan ders yapmaya vakit bulamıyoruz ki düküm sorma bana

kimsenin umrunda değil ama

kaynıyor sürekli

hepimizin

hep birlikte

aynı şeyi anlayacağı konular 


sonra

biz nasıl da geldik diyoruz

ya köpekler ölecek sokaktaki

                          ya da çocuklar denklemine

karanlık çökmeden çok güzeliz aslında


"uzaklaştırma" vererek çözülmediğini dertlerimizin

ne zaman anlarız bilmiyorum

kaç yıl daha lâzım takrîben


alışmadığımız biçimlerde ve

çalışmadığımız yerden çıkıyor hep sorular

kör nokta uyarı sistemimiz de

yalnızca

çarparsak giriyor devreye


raylar da yanlış yerlere döşenmiş sanki 

getirmiyorlar bizi 

                          birbirimize  

getirmiyorlar

                         bizi kendimize  


daha fazla "çiçekli pencere lâzım sanırım

ve rutubetsiz odalar"

kışa döndü burda hava

ama güneş görünüyor hâlâ

güneş

görünüyor hâlâ 



Murat Usta

Ekim'24 Ankara