son güne bırakılmış bir ödev gibiyiz
sabahlarsak yetişiriz belki
biri bizi toparlamalı
ok da bizden ceylan da
sahi bu kimin avı
biri "biz"i hatırlamalı
ve hazırlamalı bizi
sert geçecek bir kışa
böyle geçemeyiz biz bu sınavı
susadık
ne yapsak kanamıyoruz
içimizde birikiyor bak her şey
biri bizi harlamalı
gelip geçenlerin
bakıyoruz sadece ardından
şöyle kana kana su içsek düzelir belki her şey
bir yayla pınarından
yayla pınarı
daha kurumadan
imara açıyoruz her yeri ama
baca da yok artık tek başına oturduğumuz evlerde
1 + 1 iki etmiyor artık
yanıyoruz böyle kokusuz dumansız
biriken bu dumanlar nerden gidecek bilmiyorum
iyi bir imar planı lazım bir de iman
evet evet iman planı
bak burdan da kavga çıkar şimdi
biliyorum evet
çok da planlanabilir bir şey değil
çok iyi biliyorum
çarpa çarpa öğrenilen hatta en güzeli
mecliste görüşülen bilmem kaçıncı yargı paketi çözer mi bu işi
ya da müfredattaki değişiklikler bilmiyorum
sınav yapmaktan ders yapmaya vakit bulamıyoruz ki düküm sorma bana
kimsenin umrunda değil ama
kaynıyor sürekli
hepimizin
hep birlikte
aynı şeyi anlayacağı konular
sonra
biz nasıl da geldik diyoruz
ya köpekler ölecek sokaktaki
ya da çocuklar denklemine
karanlık çökmeden çok güzeliz aslında
"uzaklaştırma" vererek çözülmediğini dertlerimizin
ne zaman anlarız bilmiyorum
kaç yıl daha lâzım takrîben
alışmadığımız biçimlerde ve
çalışmadığımız yerden çıkıyor hep sorular
kör nokta uyarı sistemimiz de
yalnızca
çarparsak giriyor devreye
raylar da yanlış yerlere döşenmiş sanki
getirmiyorlar bizi
birbirimize
getirmiyorlar
bizi kendimize
daha fazla "çiçekli pencere lâzım sanırım
ve rutubetsiz odalar"
kışa döndü burda hava
ama güneş görünüyor hâlâ
güneş
görünüyor hâlâ
Murat Usta
Ekim'24 Ankara
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder