tam anlatacakken derdini
bir gürültü koparıyor
hemen birileri
uygarlık
böyle ilerlemez
işlerimiz böyle gitmez ileri
..............
sesler kısık
sesler kayıp
sesler unutulmuş
ve kaçırılmış bir ucu
bizi birbirimize bağlayan ipin
ve karanlıkta kalmış
bir yarısı Silopi'nin
aydınlatılması için de
kılıcı ve kalkanı değil,
ışığı gerek Türklerin!
..............
zulüm
bir demircinin rengine bürünmüş burda
öğütüyor yine onun evlatlarını
kaç genç daha çıkarsa dağa
ve kaç kuyu daha kazılırsa
iyileşir dağdaki sultan bilemem
..............
kandil
dibine ışık vermez
anladı halk bunu
ama bulandı yine de
Dicle'nin suyu
kimin bulandırdığı belli de
kaç kara kedi var aramızda bilemem
bildiğim
bir kara yılan!
.............
kadim bir kültür var burda
döşenmesi gerekirken onun
o sokaklara
kurup da pusuyu
nefreti döşediler
ihaneti döşediler
kıyameti döşediler
.............
biliyoruz
gölgesi var dağın
kazılan her hendeğin arkasında
sıkıştı kaldı halk
çekiçle örs arasında
.............
yine de
uçmak için değilse de
sarılmak için
kollarımız var
ki umudumuzdur onlar
"Bela!" dediğimizden beri..
ve
vurmayınca şehrin üzerine
Cudi'nin gölgesi
sarılırız yine
öğretmenler de döner geri
ve aydınlanır
Silopi..
Bir Tarih Öğretmeni
Ocak'16/Silopi-Ankara
19 Ocak 2016 Salı
10 Ocak 2016 Pazar
SES
Hangi dilde konuşursan konuş;
yanındakiler gürültüyü kesmedikçe,
duyuramazsın sesini!
Uğraşma boşuna!
Uğraşma boşuna!
Bir Tarih Öğretmeni
Ocak'16/Ortadoğu
1 Ocak 2016 Cuma
KELİMELER -3
bağırma öyle denizin ortasında,
su bulanık,
düşman uyanık!
nerdesin ey huzur!
nerdesin ey saadet!
içimde düğümlenen her kelime
bir adam öldürüyor
her kelime
bir kıyamet!
Bir Tarih Öğretmeni
Ocak'16/Ortadoğu
su bulanık,
düşman uyanık!
nerdesin ey huzur!
nerdesin ey saadet!
içimde düğümlenen her kelime
bir adam öldürüyor
her kelime
bir kıyamet!
Bir Tarih Öğretmeni
Ocak'16/Ortadoğu
DERİN DÜŞÜNCE
ne zaman
havaya kaldırılmış
küçük bir parmak, bir el görsem
hüzünlü bir kalabalık toplanır içimde..
bırakmayacaklar bizi birbirimize
bırakmayacaklar!
söz vermeyecekler
ateşli kelimeler bırakacaklar yalnız
sıvasız evlerin
çok kardeşli
çok neşeli
çok düşünceli
çamurdan oyuncaklar yapan
minik avuçlarına!
Bir Tarih Öğretmeni
Ocak'16/Ortadoğu
havaya kaldırılmış
küçük bir parmak, bir el görsem
hüzünlü bir kalabalık toplanır içimde..
bırakmayacaklar bizi birbirimize
bırakmayacaklar!
söz vermeyecekler
ateşli kelimeler bırakacaklar yalnız
sıvasız evlerin
çok kardeşli
çok neşeli
çok düşünceli
çamurdan oyuncaklar yapan
minik avuçlarına!
Bir Tarih Öğretmeni
Ocak'16/Ortadoğu
HASSASİYET
Çok kere
kırmışız birbirimizi!
incinmişiz,
incitmişiz
yok yere..
kızacak ne de çok şey varmış!
Hâlâ daha var!
Ama düşman,
düşman değiliz!
Bir Tarih Öğretmeni
Ocak'16/Ortadoğu
kırmışız birbirimizi!
incinmişiz,
incitmişiz
yok yere..
kızacak ne de çok şey varmış!
Hâlâ daha var!
Ama düşman,
düşman değiliz!
Bir Tarih Öğretmeni
Ocak'16/Ortadoğu
Kaydol:
Yorumlar (Atom)