27 Nisan 2016 Çarşamba

VEBAL

anlamı ne
bu kapalı kapıların

bu toz bulutu

bu hengame de ne
nerenin şantiyesi burası böyle

bekliyor muyuz

yoksa çoktan çıktık mı yola
kimin adadığı koçlarız biz
hâl nedir
suç nedir söyle

kaç kış daha yaşanırsa

arkası uzun bir yaz olur

geç mi kaldık yoksa

kaç yaşında uçmalıydı ki kuş
                                             yuvadan
ve
ne kadar daha yükseğe çıkılmalı
ki görünsün masmavi bir deniz
                                             Ankara'dan
dal nedir
kuş nedir
mavi nedir  söyle

bilirim

görmek için
yetmez iki göz
büyükçe bir kalp de gerek

lâl nedir

hayâl nedir
vebâl nedir söyle!

Bir Tarih Öğretmeni

Nisan'16/Bursa

ULU CAMİ

biraraya kolay gelmedi o taşlar
duvarı sağlamdır Ulu Cami'nin
yıkılmaz öyle hemen
harcında su var
toprak var
Yıldırım var

Bir Tarih Öğretmeni
Nisan'16/ Bursa

9 Nisan 2016 Cumartesi

YEŞİL ELMA

"sıvasız evlerin yiğit çocukları"
uzatırdı hep boynunu
                                          kızıl elmaya..
şimdi elma yeşil
ve hangi dağın ardında belli değil!

içimizden doğan nehirler
yine içimize aktı
acılar burda hep kapalı havza
suskunluğumuz bundan bizim
ve vatan için ölüm
                     görevdir bu topraklarda
yapılmaz edebiyatı
Şehit Osman Avcı Mahallesi
Şehit Adem Yavuz Sokakta
oturuyor o çocuk
                 anlatma sen Şâhı, saltanatı!

Bir Tarih Öğretmeni
Nisan'16/Ankara

6 Nisan 2016 Çarşamba

KARANFİL

dünyayı kurtaracak fidanları bir bir bırakıyoruz toprağa..
ve ardından karanfiller...

kökünden koparılmış karanfillerin
keseceği bir acı değil bu!
Çok çalışmak lazım yeniden
Ve sonra daha çok,
                              daha çok....

Bir Tarih Öğretmeni
Nisan'16/Ankara Garı ya da Kızılay Meydanı..

5 Nisan 2016 Salı

KÜTÜK - 2

kara bir haberdir
tez duyulur
düşünce ateş
            maden ocağına
ağırdır
keser kanatır hemen
            sıcağı sıcağına


düşer ateş
bizim de birden dilimize
ve sonra
üç beş gün geçer unutulur
güleriz hemen
                  ağlanacak halimize

yıllar geçse de
kokusu yakar insanı 
kapı ardında asılı bir gocuğun
ve asılı kalır gözleri hep pencerede
babası mezar taşına dönen
                                       bir çocuğun

zaman geçer
yalnız aslı kalır acının
herkes bakar kendi türküsüne
ve geçen her gün
bir kütük gibi yuvarlanır  o çocuğun üstüne

Bir Tarih Öğretmeni 
Mart'16/Ankara