21 Mayıs 2018 Pazartesi

TENOCHTİTLAN

Muazzam bir şehirdi Tenochtitlan
siz bilmezsiniz
orda yaşayanlar da
                            bilmezdi

tanrılar
için
insanlar
kurban etmekle meşgullerdi
orta yerinde
Amerika'nın
Kolomb
varmadan önce

ya
ne kadar insan yaşıyordu
yeni kıtada,
sonra ne kadar daha yaşadı
İnkalar,
Mayalar, Aztekler
                               kaç kişi

bazı sayılar var tabi
lakin
istatistik bilimi
uğraşır
ama
tam açıklayamaz...

Kolomb
vardıktan sonra da
değişmedi
hızlandı sadece
                     bu kurban işi..

Murat Usta
Mayıs'18/Ankara

19 Mayıs 2018 Cumartesi

KIR ÇİÇEKLERİ

sene
bin dokuz yüz on sekiz
yaşamak
inanılmaz bir fikir gibi duruyordu
Konstantiniyye*'nin caddelerinde

ve çözülüyordu bir bir
dizlerinin bağı devletlülerin
görünce Boğaz'da
üç İngiliz gemisini birden
ve çok bekletmeden de
istifa ettiler zaten
                     Türk
                      lüklerinden

korkuları
yalnızca
fırtınadan
ve gemiden
değildi
kendileriydi
ki saraya
liyakat dairesinden değil
nikah dairesinden
                             girmişlerdi

güneşin
bu kara bulutları dağıtacak
                            bir güneşin
yedi tepesinde birden şehrin
mutlu bir haber gibi
yükseleceğine de
ihtimal vermediler..

bilirlerdi ki
bir devlet
yönetilebilirdi bir süre
iltimas ve rüşvetle
lakin
kurtarılamazdı ..

ve hemen
yeni bir bayrak sipariş ettiler
Britanya vitrininden
ve nakşettiler
ipek bir mendil üzerine
İslamın da anahtarını vermekte
hiç beis görmediler
         yeni efendilerine

al bayrağı
alnındaki yazı gibi
hep yanında taşıyanlar için de
kalmadı Konstantiniyye'nin 
mutlu ve güzel bir ânı
her geçen gün daha fazla 
kaplıyordu resmi gölgeler her yanı
batarken Balta Limanı'nda o büyük devir
gayriresmi bir kayıkla
terk ettiler Konstantiniyye'yi
                                                 bir bir


yerle bir edilmişti imanı
tebânın
bir şeyhin
             dizlerinin dibinde
eğiliyorlardı mütemadiyen
lakin
doğrulmak..
doğrulmak
ne zor bir eylem
ne zor bir kelime
Mütareke günlerinde
                   Konstantiniyye'de

şehirliler
               şeyhin
köylüler
tefecilerin elindeydi
şimdi sorsan
böyle diyen herkes müfteri
birinin elindeki
kalbiydi halbuki şehrin
öbüründeki de
mazinin veresiye defteri 

devletlüler..
balçıktan
güneşi söküp çıkaranların
hafifletmek şöyle dursun
                        bir an yüklerini
yanarken baştan başa ülke
yine kendilerine ayırdılar hep
           makamların büyüklerini

gün
daha batmadan
yola çıkanların da
ayağına nasır
boynuna urgan oldular

ne yolcular unutur bunu
ne nasır
ne de urgan
ve sözlükler vermez
bazı kelimelerin anlamını
                                   her zaman
taa
ciğerden gelirse
karanlığı aydınlatır bir tarafı
diğer tarafı da gündüzü
kimine
bir bağ gerekir yaşamak için

böyle zamanlarda
kimine de sadece

               üstü açık bir gökyüzü

duru ve berrak

bir göğü düşleyenler için
sadece deniz değildir mavi
ve
kıyıya yaklaşan
eski bir balıkçı kayığında da
taşınabilir can suyu
kırda açan çiçeklere..

mayısın on dokuzunda
payitahta uzak topraklara
Bandırma ile ulaştırılan da
yalnız demir silahlar değil
"çelikten bir imandı"

onlarca yıl geçse de aradan
dağ taş
bunu bildi 

                                hep böyle andı

Sultan
altın verdi mi bilinmez
yola çıkarken Kumandan Kemal'e
ama 
tacını verdi

az şey mi?

O da
hakkını verip tacın
teslim etti
gerçek sahibine..

bin dokuz yüz yirmi üçün 
ekiminde

Mayıs'18/Ankara
Murat Usta


 * İstanbul için kullanılan Konstantiniyye ya da Konstantinapol ismi maalesef Cumhuriyet Döneminde kadar devam etmiştir. Hatta Mütareke günlerinde işgal güçleri tarafından iyice vurgulanmış ve var olan İstanbul Hükümeti tarafından da önemli bir tepkiyle karşılaşmamıştır. Bu yüzden o dönemin siyasi havasını tam olarak yansıtmak amacıyla şiirde İstanbul yerine Konstantiniyye ismi kullanılmıştır. Tamamen kullanımdan kaldırılması ise 1929 yılında olmuştur. Bu tarihte başka ülkelerden gelen mektup ve posta kartlarında İstanbul isminin doğru yazılmaması durumunda postanın geri gönderileceği bütün dünyaya ilan edilmiştir. 

17 Mayıs 2018 Perşembe

FİLİSTİN

Filistin'e barış, biz Filistin bayrağı taşıdığımızda değil; Filistin'de Türk bayrağı taşındığında gelecek! 

Mayıs'18/Ankara
Bir Tarih Öğretmeni