29 Ağustos 2018 Çarşamba

ÇİÇEKLER VE ŞİİRLER

çiçekleri oku
ve hiç bir şiire basıp da geçme
biri yaradanın
diğeri yaradılmışların sırrını saklar içinde

ve ikisini de
açık havada gör mümkünse
kapalı kapılar ardında
daha güzel açsa da şiirler
şairleri
en aydınlık günlerinde görmeli

ve aydınlık günlerde de değmeli bir insanın eli bir diğerinin eline
karanlıkta sığınır zaten insan daha güvenli birine

çiçekler ve şiirler
biri varlıktan diğeri yokluktan beslenir
bilir misin
bir çiçek başka bir çiçeğe nasıl seslenir
ve yine
bir çiçek bir şaire
nasıl
anlatır derdini
yapraklarının arkasından
ve bir şair nasıl o çiçeğe dönüşür
bunca yaşadıklarının arasından

çiçek olmanın bedeli midir
kökünün hep aynı yerden saplanması dünyaya
söyle
şairliğin sınırlarını kim çizer
çiçekler mi
ya da şairliğin havası
bunca ses arasından nasıl solunur
ve aslında
hep aynı yere bağlandıkça mı çiçek olunur

şiirin insana anlattıkları mı
çiçeklerin şairlere
yaşattıkları mı
söyle
hangisine kul olunur
bir insanın kısacık hayatında
söyle
hangisi daha makbul olur

korkarım
artık
ne bir çiçeğe bakıp da hemen geçebileceksin
ne de şiirlere basıp da

biliyorsun artık
bir çiçeğin göründüğünde yanarken canı
şairin ki
          görünmediğinde

Murat USTA
Ağustos'18/Ankara







4 Ağustos 2018 Cumartesi

ENVER

dağlar ardındaki sesi
duyup da yürüsen yine Turan'a
yalınayak da olsa
çıkarız ardından yola

korkma
soğuktan
sıcaktan ve sair dertten
koşar adım geliriz biz
and olsun
elimizden tutan Kur'an'a

varsa evvelki meseleden
bir kırgınlığımız bir hesabımız
sana değil
senden emri aldığımızda
sağ kalamadığımız içindir

bu yolda ölüm hak
sanma ki üzülürüz ölüme
feryadımız
Türk'ün hayatındaki o bölüme
zafer yazamadığımız içindir

ruhumuz coşkun bir ırmak
bir nehir
varsa sözümüzde bir zehir
kendi yatağımızda
                 akamadığımız içindir

bilirsin
bizim için sınır
ne Kafkaslar ne de Çin'dir.
yandıysak biraz evvel
ceddimizin terk ettiği diyara
      diri varamadığımız içindir.

evet
geride
öksüz dul yetim
kalanlarımız da oldu
orda da
zerre
yoktur sana bir sitemimiz
varsa bir kızgınlık bir öfke
aşıp da karlı dağları
yanına varamadığımız içindir

şikayetimiz var evet
lakin
sen atıldığında son kez ileri
kanımızı kanına
                  katamadığımız içindir

döşeğinde ölmek yaraşmazdı zaten sana
şimdi bizim de hüznümüz
Çegan köyünde, yanında
şöyle upuzun
yatamadığımız içindir

gücenme
temellerini attığın köprü
kurulmadıysa hâlâ
senden sonra çok zaman
o tarafa
             bakamadığımız içindir


...
Hacı Ahmet oğlu İsmail Enver!
senin yerin en güzel yer
zamanın en güzel zaman
dünya
unutursa seni
küçük bir lâhza bir an
bil ki
göğsümüzdeki hilâli
bir uçtan öbür uca
                   asamadığımız içindir

söz verdik
o karlı kış günü
sonra and içtik her sabah..

Murat USTA
Ağustos'18/Ankara