çiçekleri oku
ve hiç bir şiire basıp da geçme
biri yaradanın
diğeri yaradılmışların sırrını saklar içinde
ve ikisini de
açık havada gör mümkünse
kapalı kapılar ardında
daha güzel açsa da şiirler
şairleri
en aydınlık günlerinde görmeli
ve aydınlık günlerde de değmeli bir insanın eli bir diğerinin eline
karanlıkta sığınır zaten insan daha güvenli birine
çiçekler ve şiirler
biri varlıktan diğeri yokluktan beslenir
bilir misin
bir çiçek başka bir çiçeğe nasıl seslenir
ve yine
bir çiçek bir şaire
nasıl
anlatır derdini
yapraklarının arkasından
ve bir şair nasıl o çiçeğe dönüşür
bunca yaşadıklarının arasından
çiçek olmanın bedeli midir
kökünün hep aynı yerden saplanması dünyaya
söyle
şairliğin sınırlarını kim çizer
çiçekler mi
ya da şairliğin havası
bunca ses arasından nasıl solunur
ve aslında
hep aynı yere bağlandıkça mı çiçek olunur
şiirin insana anlattıkları mı
çiçeklerin şairlere
yaşattıkları mı
söyle
hangisine kul olunur
bir insanın kısacık hayatında
söyle
hangisi daha makbul olur
korkarım
artık
ne bir çiçeğe bakıp da hemen geçebileceksin
ne de şiirlere basıp da
biliyorsun artık
bir çiçeğin göründüğünde yanarken canı
şairin ki
görünmediğinde
Murat USTA
Ağustos'18/Ankara
29 Ağustos 2018 Çarşamba
4 Ağustos 2018 Cumartesi
ENVER
dağlar ardındaki sesi
duyup da yürüsen yine Turan'a
yalınayak da olsa
çıkarız ardından yola
korkma
soğuktan
sıcaktan ve sair dertten
koşar adım geliriz biz
and olsun
elimizden tutan Kur'an'a
varsa evvelki meseleden
bir kırgınlığımız bir hesabımız
sana değil
senden emri aldığımızda
sağ kalamadığımız içindir
bu yolda ölüm hak
sanma ki üzülürüz ölüme
feryadımız
Türk'ün hayatındaki o bölüme
zafer yazamadığımız içindir
ruhumuz coşkun bir ırmak
bir nehir
varsa sözümüzde bir zehir
kendi yatağımızda
akamadığımız içindir
bilirsin
bizim için sınır
ne Kafkaslar ne de Çin'dir.
yandıysak biraz evvel
ceddimizin terk ettiği diyara
diri varamadığımız içindir.
evet
geride
öksüz dul yetim
kalanlarımız da oldu
orda da
zerre
yoktur sana bir sitemimiz
varsa bir kızgınlık bir öfke
aşıp da karlı dağları
yanına varamadığımız içindir
şikayetimiz var evet
lakin
sen atıldığında son kez ileri
kanımızı kanına
katamadığımız içindir
döşeğinde ölmek yaraşmazdı zaten sana
şimdi bizim de hüznümüz
Çegan köyünde, yanında
şöyle upuzun
yatamadığımız içindir
gücenme
temellerini attığın köprü
kurulmadıysa hâlâ
senden sonra çok zaman
o tarafa
bakamadığımız içindir
...
Hacı Ahmet oğlu İsmail Enver!
senin yerin en güzel yer
zamanın en güzel zaman
dünya
unutursa seni
küçük bir lâhza bir an
bil ki
göğsümüzdeki hilâli
bir uçtan öbür uca
asamadığımız içindir
söz verdik
o karlı kış günü
sonra and içtik her sabah..
duyup da yürüsen yine Turan'a
yalınayak da olsa
çıkarız ardından yola
korkma
soğuktan
sıcaktan ve sair dertten
koşar adım geliriz biz
and olsun
elimizden tutan Kur'an'a
varsa evvelki meseleden
bir kırgınlığımız bir hesabımız
sana değil
senden emri aldığımızda
sağ kalamadığımız içindir
bu yolda ölüm hak
sanma ki üzülürüz ölüme
feryadımız
Türk'ün hayatındaki o bölüme
zafer yazamadığımız içindir
bir nehir
varsa sözümüzde bir zehir
kendi yatağımızda
akamadığımız içindir
bizim için sınır
ne Kafkaslar ne de Çin'dir.
yandıysak biraz evvel
ceddimizin terk ettiği diyara
diri varamadığımız içindir.
evet
geride
öksüz dul yetim
kalanlarımız da oldu
orda da
zerre
yoktur sana bir sitemimiz
varsa bir kızgınlık bir öfke
aşıp da karlı dağları
yanına varamadığımız içindir
şikayetimiz var evet
lakin
sen atıldığında son kez ileri
kanımızı kanına
katamadığımız içindir
döşeğinde ölmek yaraşmazdı zaten sana
şimdi bizim de hüznümüz
Çegan köyünde, yanında
şöyle upuzun
yatamadığımız içindir
gücenme
temellerini attığın köprü
kurulmadıysa hâlâ
senden sonra çok zaman
o tarafa
bakamadığımız içindir
...
Hacı Ahmet oğlu İsmail Enver!
senin yerin en güzel yer
zamanın en güzel zaman
dünya
unutursa seni
küçük bir lâhza bir an
bil ki
göğsümüzdeki hilâli
bir uçtan öbür uca
asamadığımız içindir
söz verdik
o karlı kış günü
sonra and içtik her sabah..
Murat USTA
Ağustos'18/Ankara
Kaydol:
Yorumlar (Atom)