duyup da yürüsen yine Turan'a
yalınayak da olsa
çıkarız ardından yola
korkma
soğuktan
sıcaktan ve sair dertten
koşar adım geliriz biz
and olsun
elimizden tutan Kur'an'a
varsa evvelki meseleden
bir kırgınlığımız bir hesabımız
sana değil
senden emri aldığımızda
sağ kalamadığımız içindir
bu yolda ölüm hak
sanma ki üzülürüz ölüme
feryadımız
Türk'ün hayatındaki o bölüme
zafer yazamadığımız içindir
bir nehir
varsa sözümüzde bir zehir
kendi yatağımızda
akamadığımız içindir
bizim için sınır
ne Kafkaslar ne de Çin'dir.
yandıysak biraz evvel
ceddimizin terk ettiği diyara
diri varamadığımız içindir.
evet
geride
öksüz dul yetim
kalanlarımız da oldu
orda da
zerre
yoktur sana bir sitemimiz
varsa bir kızgınlık bir öfke
aşıp da karlı dağları
yanına varamadığımız içindir
şikayetimiz var evet
lakin
sen atıldığında son kez ileri
kanımızı kanına
katamadığımız içindir
döşeğinde ölmek yaraşmazdı zaten sana
şimdi bizim de hüznümüz
Çegan köyünde, yanında
şöyle upuzun
yatamadığımız içindir
gücenme
temellerini attığın köprü
kurulmadıysa hâlâ
senden sonra çok zaman
o tarafa
bakamadığımız içindir
...
Hacı Ahmet oğlu İsmail Enver!
senin yerin en güzel yer
zamanın en güzel zaman
dünya
unutursa seni
küçük bir lâhza bir an
bil ki
göğsümüzdeki hilâli
bir uçtan öbür uca
asamadığımız içindir
söz verdik
o karlı kış günü
sonra and içtik her sabah..
Murat USTA
Ağustos'18/Ankara
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder