sessizce
sürerdi emekçiler toprağı
ne yaprak incinirdi
ne toprak
binlerce yıl geçti böyle
sonra
buharlı kazanları ovuştururken
beyaz yakalı biri
hızlı ve öfkeli bir tanrı
icat etti insanlık
oniki taksitle kurbanlık gönderdi o da
her ay sonu insanlar
yeniden adasınlar diye kendilerini
gazabı
rahmetinden yüce bir tanrı
sıkıştırdı her şeyi
çarklarının arasına
toprağa basmayı
ve birbirinin yüzüne bakmayı
unutturdu herkese
ölüm
işin doğasındaydı artık
boynundaki ipi
diğerlerinden daha uzun olan bir kaçı
isyan etse de biraz
son katresi eksikti hep
o yüzden
taşırmadı hiç bir su
dolu bir bardağı
modern dünya ya bu
yeterince dikkat çekmedi hiç
bir işçinin çıplak ayağı
ve
işçiler
birer birer
kaldılar molozların altında
ve her birinin adı
yazılsa da
içimizdeki şu koca duvarda
haber değeri taşımadı
hiç biri
büyüklerimiz için önemli değil tabi
yerde yürürken
bıraktığımız ayak izi
halbuki
adımlarımızdan tanımalıydık
biz birbirimizi
yığılmayınca üstüste
anlatamadık ki derdimizi
biliyorum
sert bir taş
ya da
yumuşak bir kurşun da değse
ve göçse dünya üzerimize
sayacaklar
yine
bizi
1.2.3.4...
......72.73.74...
......299.300.301...
Bir Tarih Öğretmeni
Kasım'14/Silopi..
..........................
Ekim'14/ Ermenek
Mayıs'13/Soma...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder