Yağmur affetsin
boşuna yağdı
yıllarca üzerimize..
Dağ taş
börtü böcek affetsin
Cezayir, Musul, Yemen,
Tunus, Trablus, Şam affetsin bizi..
tutulmuştu her yanımız
kalkamadık yerimizden
bir türlü ayağa
başkasının da değil
kendi çaktığımız çivilerle
çivilenmiştik yatağa
ve
birbirini yaralamaktan
ne
yaşamaya
vakit bulabilmişti dedelerimiz
ne de aşka
ama
bu çocuklar başka!
Yere düşen nimeti
kaldırır gibi kaldıracaklar
bu milleti ayağa
siz kirletmeyin yeter ki
can suyudur bu çocuklar
bu bereketli toprağa
üzülme
aramızda derin kırıklar var diye
kırgın
kızgın
ve küskün
ve aksi
ve çok yaramaz kardeşlerini de alıp yanlarına
yerdeki kırıntıları toplar gibi
toparlayacaklar bizi
içinden geçenler dünyanın
ayırmıştı
yedi kıtayı birbirinden
sen çekinme
taşlar yeniden oynar
diye yerinden
attıkları her adımda
nezaket ve zarafet var
korkma
mülkün sahibini
tanıyor bu çocuklar
candan bir kale kuruluyor
bu bereketli hilalde
kapatıp da eski defterleri
çalışmak lazım o halde!
toprağın da
ayak uydurması için çağa
"silahlardan değil
kitaplardan başlayıp hazırlığa"
çapalamak gerek her gün
biraz daha
biraz daha..
Murat Usta
Haziran'17/ Ankara
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder