kadim kelimeler
bizim kelimelerimiz
göğün altında
mızrağın
örsün ve üzenginin hükümdarlığında
kutlu dağların
kutlu suyu verilmiş
yayları gerilmiş
ve bozkır rüzgarında kurutulmuş kelimeler
göğü çadır
güneşi bayrak bildiğimiz zamanların
ve at üstünde yük olmadığımız anların kelimeleri
çok olsa da ayrı düşeli
taşa yazılı bir pusuladır
bizim için
ne yana gitsek
gösterir hep aydınlık tarafı
ve her harfinin
yüklüdür de vebali
omuzlarımızda
üstte mavi gök
basana dek
soğuk bir sudur Erciyes'te
ısınsak biraz
ferahlatır hemen
ve serpilir yüreğimize
Mardin'de sıcak
Harput'ta tüten ocaktır kelimeler
bir selamla gelirse
karlı bir kış günü
temiz bir havadır
iyi gelir
dosttan güzel bir haberle gelirse
daha iyi gelir
her şeye
ama her şeye..
kelimeler
bir Karadeniz yaylasında
sisli bir akşam üstüdür
kuymaktır
usulca
sevdiğine sokulmaktır
ve anlamaktır
hiç anlatılmayanı
kurda fırsat
kuzuya tuzaktır..
ve deli bir baldır
dünyaya sataşan
bir delikanlının dilinde
ve
ne söylersen söyle
çok uzaktır çok güzel bir kelime
ayağı hiç
taşa değmeyen birine
bir kelime
büyük bir ülkedir bazen
bir uçtan öbür uca geçiş
bir ömür sürer..
ve
eşsiz bir sığınaktır kelimeler
bir bir bozar her oyunu
ve tutar elini
bazen de
paslı bir bıçaktır
lime lime doğrar sesini
korkaktır, hayındır, alçaktır
belli eder yerini
hep
sis gerekmez aslında
güneşli bir günde de
tuzaktır kelimeler
gülüşünde
gamzeli bir güzelin
bütün gerçeklerinden alır seni
apaçık ve çırılçıplaktır
ve korkaktır kimi zaman
güçlünün karşısında
alır şeklini
girdiği her kabın
sessiz harflerle
ve başka hiç bir şeye
değmeden yazılır
ayrı ayrı yerlerde söylemek yetmez
hep
birlikte söylemek gerekir aslında
yine de
dostların sessizliğine çarpınca sesi
bütün anlamını yitirebilir
bir kelime
birden
ve işte
öyle bir zamanda
ademoğlunun
birleşip de diyemediğinde
mavi kelebekler kurmuştu
bağıran kelimelerle
en ağır cümlesini yeryüzünün
boğazımızdadır artık
en söylenmesi gereken yerde
en söylenesi zamanda
söylenememiş
kursağımızda kalmış kelimeler..
bir kelime
bir ölüm emridir bazen
ki
mahir bir kumandanın dökülürken dudaklarından
ayağa kaldırır bütün bir ülkeyi
ve çok büyük harflerle yazılır
ve ilahî olandır en güzeli
bir mağarada da yakalar
içi aydınlık olan eli
ve yepyeni bir çağ
uzatır boynunu
bir güvercin yuvasının arkasından
ne kadar kaçarsan kaç
demirde tavdır
ve çok zor bir sınavdır
yaşarken söylenmiş tüm kelimeler
yalnız
dil ile ikrar yetmez
kalp ile de tasdik gerekir..
--muratusta--
Eylül'13 / Silopi
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder