9 Şubat 2019 Cumartesi

SELVİ AĞACI

iğne atsan yere düşmeyen bir ovaydım
nereye kayboldu
güneşli gün kalabalıkları
neden
her yer bu kadar ıssız
ve neden
ne çaldığının farkında değil
                               hiç bir hırsız

boğazımızdaki bu düğümler de nesi
nasıl da oluştu burda böyle kupkuru bir vadi


yatağı varsa suyu da gelir elbette
diyebilir miyiz hafız
var mı bir kuralı bir âdeti
söyle
nasıl yakalar insan
bir çiçeğin gülümsemesindeki saadeti

bin yıl
yeter mi insana bir söz
içimizdeki sözlere bu kudreti veren kim

göğe yükselmek yerine
neden yere eğilir
bu mezarlıktaki selviler
yoksa hâlâ beklenen biri mi var

ve mezarlıklar
neden bu kadar hüzünlü hafız!
yaşarken söylenemeyen sözlerden mi yapılır mezar taşları

dilimizdeki sözlerden bu kudreti alan kim

söyle hafız
rengine mi daha çok kanılır yoksa sesine mi?
insan uzatılmayan bir ele nasıl da tutunur?

söyle hafız
yâr
kaç arşın daha uzaklaşırsa unutulur?

Murat Usta
Aralık'18/Ankara




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder