25 Aralık 2015 Cuma

KAYIP

Onlar orda ölürken biz burda hayatımızı kaybediyoruz! Farkında mıyız?

Bir Tarih Öğretmeni
Aralık'15/Ortadoğu

18 Aralık 2015 Cuma

SU

"Okulu yakan adamın,
okulu taşlayarak büyüyen çocukları bunlar
öyle konuşarak anlaşamazsın!"
Haklısın evet!

Ama
Yunus'tan
Rumi'den miras
kelimelerimiz var bizim
ki onlar çöl ortasında bir vaha
dök onları
           üzerine ateşin
dök!
suyumuz kurumadı daha!

Bir Tarih Öğretmeni
Aralık'15/Ortadoğu

8 Aralık 2015 Salı

SURİYE'DE GÜN BATIMI

tarih sırtındadır şimdi
Cebeli Ekradın
Cebeli Türkmenin
Ey Selahaddin!
Ey Süleyman!
                        Nerdesin!
Asya sağır
Avrupa sağır
uygar dünya sağır
bu yük bir çocuk bedenine ağır

ölüyor insanlık
bak her yanı yara bere
etrafta dolaşanlar tüccar hep
kulak kesilmiyor kimse
                             sesin geldiği yere

çarpışırken büyük hesaplar havada
yutkunmalar, hıçkırıklar
gözü kapalı haykırışlar düşüyor yere
bölmüyorsa düğünümüzü çığlıklar
                                            suçluyuz biz de

ve günler batıyor art arda    
ne geceyi görebiliyorlar orda
ne de yaşayabiliyorlar gündüzü
ve masum değil artık
                           hiç bir çocuk yüzü
Bir Tarih Öğretmeni
Kasım'15/Ortadoğu




21 Ekim 2015 Çarşamba

ZAMAN - 5

Yıl iki bin onbeş
Zaman?
Bizim zamanımız değil!
Mekân üzerinde de
             yürüyoruz sadece..

arka sokaktaki
       bir yapıya dönüşürken Kâbe                                                   bir şeyhin elinde
bir vinç
           vurdu yere
ve Riyal'in gölgesi
               düştü üzerine

seyirlik bir mekandır şimdi
Habeşli bir kölenin
kalbindekileri duyan
                                   o belde

ne susayan hacıdan haberimiz var
ne de Fırat'ın kıyısındaki kuzudan

modern çağın çarkında öğütüldük
kabuk tutmayan yaralarımız var
evet uçamayan kuşlarız
asılı kalmıştı kanatlarımız
Yemen'de
           bir kale burcunda

şimdi de
yer yarıldı Ankara'da
düştük hepimiz
ama
sığamadık içine
girsek yeridir
yerin dibine
                    en dibine!

Bir Tarih Öğretmeni
Ekim'15/Ankara

18 Ekim 2015 Pazar

BARIŞ -3

Bir polis ya da asker bir yanlış yaptığında ortalığı ayağa kaldırıyoruz ya barış ve huzur böyle sağlanmaz diye!
Şimdi "Yürürken bizi neden korumuyorlar" deyip hesap sorduğumuz adamlar kaç aydır bir bir öldürülüyor! Bilmem farkında mıyız! Sokaklara mayın döşeyerek mi gelecek barış!

Hani "30 yıldır yaşananlar askeri yöntemlerle terörün sona erdirilemeyeceğini gösterdi. Daha fazla demokrasi ve diyalogla bütün sorunlarımızı çözebiliriz" diyoruz ya! Peki güvenlik güçlerine pusu kurarak sorun çözmeye çalışanlara kimse bu işin böyle olamayacağını söylüyor mu? Söylemiyorsa, söyleyemiyorsa artık söylesin!

Barış, barış demekle veya  yürümekle gelmez! Barış önce kendine hakim olup sonra da yanındakilere ve yakınındakilere sahip çıkmakla gelir! Herkes sahip çıksın!

Bir Tarih Öğretmeni
Ekim'15/ Ankara

8 Ekim 2015 Perşembe

ZAMAN - 4

Düzgün şeyler söyleyebilmek için büyük bir uğraş verdiğimiz zamanlardayız!

Ekim'15/Ankara
Bir Tarih Öğretmeni

İNŞA

Bir ev inşa ederken, televizyonun kurulacağı yerden önce, küçük de olsa bir kütüphanenin kurulacağı yeri hesaplamaya başladığımız gün,  acılarımız da dinmeye başlayacaktır!

Ekim'15/Ankara
Bir Tarih Öğretmeni

17 Eylül 2015 Perşembe

YOL -7

Yolumuz elbette birbirimizi anlamaktan geçecek!
Er ya da geç bilemiyorum ama bir gün mutlaka!

Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15 / Orta Doğu

KURBAN

daha dün giden yiğitlerin
                        tutulmadan yası
bugün bir çocuğa daha ad oldu
                                   kendi öz babası
....................
boğuluyoruz
boğuluyoruz
boğuluyoruz

ve hep

       kendi kıyımızda

ve Musa boğuldu
İsa çarmıhta
Muhammed..
           bir mağarada unutuldu!

unuttuk işte böyle 
nerden nasıl geldiğimizi
yürüyerek
geçemeyiz artık biz bu denizi
ve öldürmedik henüz
                      en sevdiğimizi

al başını da iki elinin arasına

düşün
ve yaptıklarına yan
yalnız İbrâhim'in değildi
                                     o imtihan

su boğar

ateş yakar
tufan yıkar bizi

cennete gidecektik

kaydı ayağımız
               düştük birbirimize
sahip çıkamıyoruz artık
ne dünyaya
           ne de develerimize!

Bir Tarih Öğretmeni

Eylül'15/Ankara

TOPRAK

topraktan yaratıldın
çamurdan değil
çirkinleşme!

Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Ankara

HATA

Sanırım biz en büyük hatayı
"Kuran'ın yere düşürülmemesi gerekir." gerçeğini; Kuran'ı yalnızca belden aşağıda tutmayıp onu yüksek yere kaldırmak şeklinde anlayarak yaptık!

Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Ankara 

15 Eylül 2015 Salı

SİYASET

Yakından tanımadığımız kişilere duyduğumuz kızgınlık ya da aşırı sevgi gerçek dostlarımızla aramıza girmemeli!

Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Ankara

12 Eylül 2015 Cumartesi

BİZ

aynı kurbanı bölüşen
aynı hırkayı giyen
                        insanlarız biz
bir tas çorba
              doyurur bizi
ve biliriz birbirimizi
günde beş vakit
        temizleyip de ellerimizi
açarız aynı göğe
sanmasınlar ki araftayız
aynı kubbenin altında
                    aynı saftayız biz

Dicle bizimdir
Sakarya senin
derdimiz, derdin!
kahrımızsa, kederin!
Korkma!
sonu gelmez
                     bu kardeşliğin!

evet
deliyiz biraz
hem yardan geçeriz
                 hem serden
hadi tut elimi,
tut elimi ayağa kalkalım
          şu düştüğümüz yerden!

Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Ankara

8 Eylül 2015 Salı

TAŞ-4

Atacak
yeterince taş olmadığını düşünüyorum bazen..

Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Türkiye

3 Eylül 2015 Perşembe

KIYIM











her şey yazıyordu
her şey
            o kitaplarda!
okusak aydınlanacaktık
okumadık
kapkara bir yağmur
                          yağdı içimize
unuttuk ilerlemeyi
küçücük kelimelere takılıp da
                   düştük birbirimize!
ve şimdi
başımız ellerimizin arasında
                      mutlak olanı unuttuk!
ve bir çocuk daha kanatlanıp da
                                    yükselirken göğe
yüzümüz yere kapaklanıp da
                           kıyıya vurduk!

Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Orta Doğu yahut Uzak Avrupa 

24 Haziran 2015 Çarşamba

KUYU - 2

uzaklık
derin ve dipsiz bir boşluk olur
ve mesafeler girer arasına
kendi sesiyle
                      bir insanın
ve ansızın
bir elma düşer
                         dalından
ve bir yavru serçe
                          yuvasından..
bilirim
üzerine atılan toprağı
silkinerek çıkamaz her insan
                                  kuyusundan

ama
sebepsiz sanma sen
her yeni güne doğan güneşi
evet biliyorum
"Korkma  ya Eba Bekir!" diyen el
dokunamaz artık bize
ama kelimeler var
kadim kelimeler
tan yeri ağarmadan okursak
onlar dokunur
              mutlaka dizlerimize

Bir Tarih Öğretmeni
Haziran'15/Ankara

SAYILAR

sessizce
sürerdi emekçiler  toprağı
ne yaprak incinirdi
ne toprak
binlerce yıl geçti böyle

sonra
buharlı kazanları ovuştururken
beyaz yakalı biri
hızlı ve öfkeli bir tanrı
icat etti insanlık
oniki taksitle kurbanlık gönderdi o da
her ay sonu insanlar
yeniden adasınlar diye kendilerini

gazabı
rahmetinden yüce bir tanrı
sıkıştırdı her şeyi
çarklarının arasına
toprağa basmayı
ve birbirinin yüzüne bakmayı
                                       unutturdu herkese
ölüm
işin doğasındaydı artık

boynundaki ipi
diğerlerinden daha uzun olan bir kaçı
isyan etse de biraz
son katresi eksikti hep
o yüzden
taşırmadı hiç bir su
                  dolu bir bardağı
modern dünya ya bu
yeterince dikkat çekmedi hiç
            bir işçinin çıplak ayağı

ve
işçiler
birer birer
kaldılar molozların altında
ve her birinin adı
                         yazılsa da
içimizdeki şu koca duvarda
haber değeri taşımadı
                                    hiç biri

büyüklerimiz için önemli değil tabi
yerde yürürken
         bıraktığımız ayak izi
halbuki
adımlarımızdan tanımalıydık
                            biz birbirimizi

yığılmayınca üstüste
      anlatamadık ki derdimizi

biliyorum
sert bir taş
ya da
yumuşak bir kurşun da değse
ve göçse dünya üzerimize
sayacaklar
                      yine
                                  bizi

1.2.3.4...
   ......72.73.74...
        ......299.300.301...

Bir Tarih Öğretmeni
Kasım'14/Silopi..
..........................
Ekim'14/ Ermenek
Mayıs'13/Soma...

6 Mayıs 2015 Çarşamba

DÜĞÜMLÜ NEHİRLER

karşımda
iki nehir var
                  yarısı dışarıda
ve bir engel
           bir sınır var aramızda
geçmek istiyorum ben bu sınırı
çizerken sormadılar bana
bir zamanlar Tuna da vardı
yüzdüğümüz
kıyısında yürüdüğümüz
                             sular arasında
Asya'dan Avrupa'ya
o büyük yürüyüşümüz gibi
o da yürürdü
Karaormanlardan Karadeniz'e
ak tolgalı
al sancaklı
güzel atlılarımız vardı
atlılarımız
Tuna boyunca güzel atlarını sulardı
önce atlılar kayboldu
sonra atlarımız
Tuna da
bakmaz artık bu yana
Fırat'ın da düğümlüdür dili
kuzeyde de
kızıl, yeşil karıştı birbirine
herkes unuttu
hangi çınarın gölgesinde serinleyip
             hangi renge baktığını
ve şimdi
içimizdeki nehirler de bilmez
                          nereye aktığını...
Kenan kimlerdedir
ve neresidir Turan?
Nerede o kadim ülkü?
Otağ düştü
ak akçeye yenildi dergâh
ne şimdi Kudüs Selîm'in mülkü
ne de artık İran'da Tuğrul,
                                         şah!
Ne ulu bir top güllesi var ardımızda
ne de
dua eden bir velî çadırımızda
ve unuttuk biz o kadîm ahdi
ey kalbim
            sus ses çıkarma
şimdi vakit
şehre usulca girme vakti..

Bir Tarih Öğretmeni
Nisan'15/Silopi

4 Mayıs 2015 Pazartesi

BÜYÜK OYUN

ne zamandır
küçük kazılıyor mezarlar
dünyanın
              bin bir bahçesine
ve küçülüp
çekiyor herkesi
                       kendi içine

nasıl düştük ki böyle bir derde
büyükler
o büyükler nerde?

uygar dünya atakta
insanlık gömülüyor
Suriye, Filistin ve Irak'ta

bu oyun büyüklerin oyunu
bu oyun büyüklerin oyunu

uzak tutun çocukları

Bir Tarih Öğretmeni
Mayıs'15/ Orta Doğu

11 Nisan 2015 Cumartesi

KAR

kar
sadece
fakirlerin üstüne yağar...
bir de
yalnızlar çok üşür...

Bir Tarih Öğretmeni
Kasım'14/Silopi

DEVRİM

kuyu derin
sızlanma
göğe bak
her adımın değerli
              bir öncekinden
göğe bak
sıyrıl kurtul kederinden

güneşe var bir akın
güneşli güzel günler yakın
güneşli güzel günler gelecek
yine de her şey
sen yürüyünce değil
        "düşününce" düzelecek

sen bozlağı, varsağı, halayı
                         ve kadim kelamı
sen
vatan şarkılarını
sen devrim şarkılarını
sen bu ülkenin
                bütün şarkılarını dinle

bu ülkenin ilahileri
sesleri ve nefesleri
                   evet ezberlenecek
yine de her şey
sen çok güzel söyleyince değil
                      "anlayınca" düzelecek


Bir Tarih Öğretmeni
Nisan'15/Silopi

DOĞU

Doğusundayız dünyanın
bekliyoruz
güneşin,
yeniden üzerimize doğmasını
bekliyoruz
bir günün
bir öncekinden
                  daha güzel olmasını

Bir Tarih Öğretmeni
Nisan'15/Orta Doğu

21 Şubat 2015 Cumartesi

DERS

Türklerle dostluğun
ne kadar güvenli bir sığınak olduğunu, Araplar  yaşayarak öğrendi.
Diğerlerinin de benzer acıları yaşamadan bu gerçeğin farkına varmaları dileğiyle!

--Bir Tarih Öğretmeni--
Şubat'15/Orta Doğu

15 Ocak 2015 Perşembe

TAŞ -2

kızıyoruz
yağmura
çamura
         ve taşlara
ayağımıza
        takılan
                  taşlara
kızıyoruz...

yanlış bir yol
seçmiş olabileceğimizi
            hiç düşünmeden

Bir Tarih Öğretmeni
Ocak'14/Orta Doğu

4 Ocak 2015 Pazar

TARAF

Namlunun ucunda
masum insanlar varsa
tetiği kim çekerse çeksin
biz
ölen taraftayız...

Bir Tarih Öğretmeni
Ocak'15/OrtaDoğu