Onlar orda ölürken biz burda hayatımızı kaybediyoruz! Farkında mıyız?
Bir Tarih Öğretmeni
Aralık'15/Ortadoğu
25 Aralık 2015 Cuma
18 Aralık 2015 Cuma
SU
"Okulu yakan adamın,
okulu taşlayarak büyüyen çocukları bunlar
öyle konuşarak anlaşamazsın!"
Haklısın evet!
Ama
Yunus'tan
Rumi'den miras
kelimelerimiz var bizim
ki onlar çöl ortasında bir vaha
dök onları
üzerine ateşin
dök!
suyumuz kurumadı daha!
Bir Tarih Öğretmeni
Aralık'15/Ortadoğu
okulu taşlayarak büyüyen çocukları bunlar
öyle konuşarak anlaşamazsın!"
Haklısın evet!
Ama
Yunus'tan
Rumi'den miras
kelimelerimiz var bizim
ki onlar çöl ortasında bir vaha
dök onları
üzerine ateşin
dök!
suyumuz kurumadı daha!
Bir Tarih Öğretmeni
Aralık'15/Ortadoğu
8 Aralık 2015 Salı
SURİYE'DE GÜN BATIMI
tarih sırtındadır şimdi
Cebeli Ekradın
Cebeli Türkmenin
Ey Selahaddin!
Ey Süleyman!
Nerdesin!
Asya sağır
Avrupa sağır
uygar dünya sağır
bu yük bir çocuk bedenine ağır
ölüyor insanlık
bak her yanı yara bere
etrafta dolaşanlar tüccar hep
kulak kesilmiyor kimse
sesin geldiği yere
çarpışırken büyük hesaplar havada
yutkunmalar, hıçkırıklar
gözü kapalı haykırışlar düşüyor yere
bölmüyorsa düğünümüzü çığlıklar
suçluyuz biz de
ve günler batıyor art arda
ne geceyi görebiliyorlar orda
ne de yaşayabiliyorlar gündüzü
ve masum değil artık
hiç bir çocuk yüzü
Bir Tarih Öğretmeni
Kasım'15/Ortadoğu
Cebeli Ekradın
Cebeli Türkmenin
Ey Selahaddin!
Ey Süleyman!
Nerdesin!
Asya sağır
Avrupa sağır
uygar dünya sağır
bu yük bir çocuk bedenine ağır
ölüyor insanlık
bak her yanı yara bere
etrafta dolaşanlar tüccar hep
kulak kesilmiyor kimse
sesin geldiği yere
çarpışırken büyük hesaplar havada
yutkunmalar, hıçkırıklar
gözü kapalı haykırışlar düşüyor yere
bölmüyorsa düğünümüzü çığlıklar
suçluyuz biz de
ve günler batıyor art arda
ne geceyi görebiliyorlar orda
ne de yaşayabiliyorlar gündüzü
ve masum değil artık
hiç bir çocuk yüzü
Bir Tarih Öğretmeni
Kasım'15/Ortadoğu
21 Ekim 2015 Çarşamba
ZAMAN - 5
Yıl iki bin onbeş
Zaman?
Bizim zamanımız değil!
Mekân üzerinde de
yürüyoruz sadece..
arka sokaktaki
bir yapıya dönüşürken Kâbe bir şeyhin elinde
bir vinç
vurdu yere
ve Riyal'in gölgesi
düştü üzerine
seyirlik bir mekandır şimdi
Habeşli bir kölenin
kalbindekileri duyan
o belde
ne susayan hacıdan haberimiz var
ne de Fırat'ın kıyısındaki kuzudan
modern çağın çarkında öğütüldük
kabuk tutmayan yaralarımız var
evet uçamayan kuşlarız
asılı kalmıştı kanatlarımız
Yemen'de
bir kale burcunda
şimdi de
yer yarıldı Ankara'da
düştük hepimiz
ama
sığamadık içine
girsek yeridir
yerin dibine
en dibine!
Bir Tarih Öğretmeni
Ekim'15/Ankara
Zaman?
Bizim zamanımız değil!
Mekân üzerinde de
yürüyoruz sadece..
arka sokaktaki
bir yapıya dönüşürken Kâbe bir şeyhin elinde
bir vinç
vurdu yere
ve Riyal'in gölgesi
düştü üzerine
seyirlik bir mekandır şimdi
Habeşli bir kölenin
kalbindekileri duyan
o belde
ne susayan hacıdan haberimiz var
ne de Fırat'ın kıyısındaki kuzudan
modern çağın çarkında öğütüldük
kabuk tutmayan yaralarımız var
evet uçamayan kuşlarız
asılı kalmıştı kanatlarımız
Yemen'de
bir kale burcunda
şimdi de
yer yarıldı Ankara'da
düştük hepimiz
ama
sığamadık içine
girsek yeridir
yerin dibine
en dibine!
Bir Tarih Öğretmeni
Ekim'15/Ankara
18 Ekim 2015 Pazar
BARIŞ -3
Bir polis ya da asker bir yanlış yaptığında ortalığı ayağa kaldırıyoruz ya barış ve huzur böyle sağlanmaz diye!
Şimdi "Yürürken bizi neden korumuyorlar" deyip hesap sorduğumuz adamlar kaç aydır bir bir öldürülüyor! Bilmem farkında mıyız! Sokaklara mayın döşeyerek mi gelecek barış!
Hani "30 yıldır yaşananlar askeri yöntemlerle terörün sona erdirilemeyeceğini gösterdi. Daha fazla demokrasi ve diyalogla bütün sorunlarımızı çözebiliriz" diyoruz ya! Peki güvenlik güçlerine pusu kurarak sorun çözmeye çalışanlara kimse bu işin böyle olamayacağını söylüyor mu? Söylemiyorsa, söyleyemiyorsa artık söylesin!
Barış, barış demekle veya yürümekle gelmez! Barış önce kendine hakim olup sonra da yanındakilere ve yakınındakilere sahip çıkmakla gelir! Herkes sahip çıksın!
Bir Tarih Öğretmeni
Ekim'15/ Ankara
Şimdi "Yürürken bizi neden korumuyorlar" deyip hesap sorduğumuz adamlar kaç aydır bir bir öldürülüyor! Bilmem farkında mıyız! Sokaklara mayın döşeyerek mi gelecek barış!
Hani "30 yıldır yaşananlar askeri yöntemlerle terörün sona erdirilemeyeceğini gösterdi. Daha fazla demokrasi ve diyalogla bütün sorunlarımızı çözebiliriz" diyoruz ya! Peki güvenlik güçlerine pusu kurarak sorun çözmeye çalışanlara kimse bu işin böyle olamayacağını söylüyor mu? Söylemiyorsa, söyleyemiyorsa artık söylesin!
Barış, barış demekle veya yürümekle gelmez! Barış önce kendine hakim olup sonra da yanındakilere ve yakınındakilere sahip çıkmakla gelir! Herkes sahip çıksın!
Bir Tarih Öğretmeni
Ekim'15/ Ankara
8 Ekim 2015 Perşembe
ZAMAN - 4
Düzgün şeyler söyleyebilmek için büyük bir uğraş verdiğimiz zamanlardayız!
Ekim'15/Ankara
Bir Tarih Öğretmeni
Ekim'15/Ankara
Bir Tarih Öğretmeni
İNŞA
Bir ev inşa ederken, televizyonun kurulacağı yerden önce, küçük de olsa bir kütüphanenin kurulacağı yeri hesaplamaya başladığımız gün, acılarımız da dinmeye başlayacaktır!
Ekim'15/Ankara
Bir Tarih Öğretmeni
Ekim'15/Ankara
Bir Tarih Öğretmeni
17 Eylül 2015 Perşembe
YOL -7
Yolumuz elbette birbirimizi anlamaktan geçecek!
Er ya da geç bilemiyorum ama bir gün mutlaka!
Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15 / Orta Doğu
Er ya da geç bilemiyorum ama bir gün mutlaka!
Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15 / Orta Doğu
KURBAN
daha dün giden yiğitlerin
tutulmadan yası
bugün bir çocuğa daha ad oldu
kendi öz babası
....................
boğuluyoruz
boğuluyoruz
boğuluyoruz
ve hep
kendi kıyımızda
ve Musa boğuldu
tutulmadan yası
bugün bir çocuğa daha ad oldu
kendi öz babası
....................
boğuluyoruz
boğuluyoruz
boğuluyoruz
ve hep
kendi kıyımızda
ve Musa boğuldu
İsa çarmıhta
Muhammed..
bir mağarada unutuldu!
unuttuk işte böyle
nerden nasıl geldiğimizi
Muhammed..
bir mağarada unutuldu!
unuttuk işte böyle
nerden nasıl geldiğimizi
yürüyerek
geçemeyiz artık biz bu denizi
ve öldürmedik henüz
en sevdiğimizi
al başını da iki elinin arasına
düşün
ve yaptıklarına yan
yalnız İbrâhim'in değildi
o imtihan
su boğar
ateş yakar
tufan yıkar bizi
cennete gidecektik
kaydı ayağımız
düştük birbirimize
sahip çıkamıyoruz artık
ne dünyaya
ne de develerimize!
Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Ankara
geçemeyiz artık biz bu denizi
ve öldürmedik henüz
en sevdiğimizi
al başını da iki elinin arasına
düşün
ve yaptıklarına yan
yalnız İbrâhim'in değildi
o imtihan
su boğar
ateş yakar
tufan yıkar bizi
cennete gidecektik
kaydı ayağımız
düştük birbirimize
sahip çıkamıyoruz artık
ne dünyaya
ne de develerimize!
Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Ankara
HATA
Sanırım biz en büyük hatayı
"Kuran'ın yere düşürülmemesi gerekir." gerçeğini; Kuran'ı yalnızca belden aşağıda tutmayıp onu yüksek yere kaldırmak şeklinde anlayarak yaptık!
"Kuran'ın yere düşürülmemesi gerekir." gerçeğini; Kuran'ı yalnızca belden aşağıda tutmayıp onu yüksek yere kaldırmak şeklinde anlayarak yaptık!
Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Ankara
15 Eylül 2015 Salı
SİYASET
Yakından tanımadığımız kişilere duyduğumuz kızgınlık ya da aşırı sevgi gerçek dostlarımızla aramıza girmemeli!
Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Ankara
Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Ankara
12 Eylül 2015 Cumartesi
BİZ
aynı kurbanı bölüşen
aynı hırkayı giyen
insanlarız biz
bir tas çorba
doyurur bizi
ve biliriz birbirimizi
günde beş vakit
temizleyip de ellerimizi
açarız aynı göğe
sanmasınlar ki araftayız
aynı kubbenin altında
aynı saftayız biz
Dicle bizimdir
Sakarya senin
derdimiz, derdin!
kahrımızsa, kederin!
Korkma!
sonu gelmez
bu kardeşliğin!
evet
deliyiz biraz
hem yardan geçeriz
hem serden
hadi tut elimi,
tut elimi ayağa kalkalım
şu düştüğümüz yerden!
Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Ankara
aynı hırkayı giyen
insanlarız biz
bir tas çorba
doyurur bizi
ve biliriz birbirimizi
günde beş vakit
temizleyip de ellerimizi
açarız aynı göğe
sanmasınlar ki araftayız
aynı kubbenin altında
aynı saftayız biz
Dicle bizimdir
Sakarya senin
derdimiz, derdin!
kahrımızsa, kederin!
Korkma!
sonu gelmez
bu kardeşliğin!
evet
deliyiz biraz
hem yardan geçeriz
hem serden
hadi tut elimi,
tut elimi ayağa kalkalım
şu düştüğümüz yerden!
Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Ankara
8 Eylül 2015 Salı
3 Eylül 2015 Perşembe
KIYIM
her şey yazıyordu
her şey
o kitaplarda!
okusak aydınlanacaktık
okumadık
kapkara bir yağmur
yağdı içimize
unuttuk ilerlemeyi
küçücük kelimelere takılıp da
düştük birbirimize!
ve şimdi
başımız ellerimizin arasında
mutlak olanı unuttuk!
ve bir çocuk daha kanatlanıp da
yükselirken göğe
yüzümüz yere kapaklanıp da
kıyıya vurduk!
Bir Tarih Öğretmeni
Eylül'15/Orta Doğu yahut Uzak Avrupa
24 Haziran 2015 Çarşamba
KUYU - 2
uzaklık
derin ve dipsiz bir boşluk olur
ve mesafeler girer arasına
kendi sesiyle
bir insanın
ve ansızın
bir elma düşer
dalından
ve bir yavru serçe
yuvasından..
bilirim
üzerine atılan toprağı
silkinerek çıkamaz her insan
kuyusundan
ama
sebepsiz sanma sen
her yeni güne doğan güneşi
evet biliyorum
"Korkma ya Eba Bekir!" diyen el
dokunamaz artık bize
ama kelimeler var
kadim kelimeler
tan yeri ağarmadan okursak
onlar dokunur
mutlaka dizlerimize
Bir Tarih Öğretmeni
Haziran'15/Ankara
derin ve dipsiz bir boşluk olur
ve mesafeler girer arasına
kendi sesiyle
bir insanın
ve ansızın
bir elma düşer
dalından
ve bir yavru serçe
yuvasından..
bilirim
üzerine atılan toprağı
silkinerek çıkamaz her insan
kuyusundan
ama
sebepsiz sanma sen
her yeni güne doğan güneşi
evet biliyorum
"Korkma ya Eba Bekir!" diyen el
dokunamaz artık bize
ama kelimeler var
kadim kelimeler
tan yeri ağarmadan okursak
onlar dokunur
mutlaka dizlerimize
Bir Tarih Öğretmeni
Haziran'15/Ankara
SAYILAR
sessizce
sürerdi emekçiler toprağı
ne yaprak incinirdi
ne toprak
binlerce yıl geçti böyle
sonra
buharlı kazanları ovuştururken
beyaz yakalı biri
hızlı ve öfkeli bir tanrı
icat etti insanlık
oniki taksitle kurbanlık gönderdi o da
her ay sonu insanlar
yeniden adasınlar diye kendilerini
gazabı
rahmetinden yüce bir tanrı
sıkıştırdı her şeyi
çarklarının arasına
toprağa basmayı
ve birbirinin yüzüne bakmayı
unutturdu herkese
ölüm
işin doğasındaydı artık
boynundaki ipi
diğerlerinden daha uzun olan bir kaçı
isyan etse de biraz
son katresi eksikti hep
o yüzden
taşırmadı hiç bir su
dolu bir bardağı
modern dünya ya bu
yeterince dikkat çekmedi hiç
bir işçinin çıplak ayağı
ve
işçiler
birer birer
kaldılar molozların altında
ve her birinin adı
yazılsa da
içimizdeki şu koca duvarda
haber değeri taşımadı
hiç biri
büyüklerimiz için önemli değil tabi
yerde yürürken
bıraktığımız ayak izi
halbuki
adımlarımızdan tanımalıydık
biz birbirimizi
yığılmayınca üstüste
anlatamadık ki derdimizi
biliyorum
sert bir taş
ya da
yumuşak bir kurşun da değse
ve göçse dünya üzerimize
sayacaklar
yine
bizi
1.2.3.4...
......72.73.74...
......299.300.301...
Bir Tarih Öğretmeni
Kasım'14/Silopi..
..........................
Ekim'14/ Ermenek
Mayıs'13/Soma...
sürerdi emekçiler toprağı
ne yaprak incinirdi
ne toprak
binlerce yıl geçti böyle
sonra
buharlı kazanları ovuştururken
beyaz yakalı biri
hızlı ve öfkeli bir tanrı
icat etti insanlık
oniki taksitle kurbanlık gönderdi o da
her ay sonu insanlar
yeniden adasınlar diye kendilerini
gazabı
rahmetinden yüce bir tanrı
sıkıştırdı her şeyi
çarklarının arasına
toprağa basmayı
ve birbirinin yüzüne bakmayı
unutturdu herkese
ölüm
işin doğasındaydı artık
boynundaki ipi
diğerlerinden daha uzun olan bir kaçı
isyan etse de biraz
son katresi eksikti hep
o yüzden
taşırmadı hiç bir su
dolu bir bardağı
modern dünya ya bu
yeterince dikkat çekmedi hiç
bir işçinin çıplak ayağı
ve
işçiler
birer birer
kaldılar molozların altında
ve her birinin adı
yazılsa da
içimizdeki şu koca duvarda
haber değeri taşımadı
hiç biri
büyüklerimiz için önemli değil tabi
yerde yürürken
bıraktığımız ayak izi
halbuki
adımlarımızdan tanımalıydık
biz birbirimizi
yığılmayınca üstüste
anlatamadık ki derdimizi
biliyorum
sert bir taş
ya da
yumuşak bir kurşun da değse
ve göçse dünya üzerimize
sayacaklar
yine
bizi
1.2.3.4...
......72.73.74...
......299.300.301...
Bir Tarih Öğretmeni
Kasım'14/Silopi..
..........................
Ekim'14/ Ermenek
Mayıs'13/Soma...
6 Mayıs 2015 Çarşamba
DÜĞÜMLÜ NEHİRLER
karşımda
iki nehir var
yarısı dışarıda
ve bir engel
bir sınır var aramızda
geçmek istiyorum ben bu sınırı
çizerken sormadılar bana
bir zamanlar Tuna da vardı
yüzdüğümüz
kıyısında yürüdüğümüz
sular arasında
Asya'dan Avrupa'ya
o büyük yürüyüşümüz gibi
o da yürürdü
Karaormanlardan Karadeniz'e
ak tolgalı
al sancaklı
güzel atlılarımız vardı
atlılarımız
Tuna boyunca güzel atlarını sulardı
önce atlılar kayboldu
sonra atlarımız
Tuna da
bakmaz artık bu yana
Fırat'ın da düğümlüdür dili
kuzeyde de
kızıl, yeşil karıştı birbirine
herkes unuttu
hangi çınarın gölgesinde serinleyip
hangi renge baktığını
ve şimdi
içimizdeki nehirler de bilmez
nereye aktığını...
Kenan kimlerdedir
ve neresidir Turan?
Nerede o kadim ülkü?
Otağ düştü
ak akçeye yenildi dergâh
ne şimdi Kudüs Selîm'in mülkü
ne de artık İran'da Tuğrul,
şah!
Ne ulu bir top güllesi var ardımızda
ne de
dua eden bir velî çadırımızda
ve unuttuk biz o kadîm ahdi
ey kalbim
sus ses çıkarma
şimdi vakit
şehre usulca girme vakti..
Bir Tarih Öğretmeni
Nisan'15/Silopi
iki nehir var
yarısı dışarıda
ve bir engel
bir sınır var aramızda
geçmek istiyorum ben bu sınırı
çizerken sormadılar bana
bir zamanlar Tuna da vardı
yüzdüğümüz
kıyısında yürüdüğümüz
sular arasında
Asya'dan Avrupa'ya
o büyük yürüyüşümüz gibi
o da yürürdü
Karaormanlardan Karadeniz'e
ak tolgalı
al sancaklı
güzel atlılarımız vardı
atlılarımız
Tuna boyunca güzel atlarını sulardı
önce atlılar kayboldu
sonra atlarımız
Tuna da
bakmaz artık bu yana
Fırat'ın da düğümlüdür dili
kuzeyde de
kızıl, yeşil karıştı birbirine
herkes unuttu
hangi çınarın gölgesinde serinleyip
hangi renge baktığını
ve şimdi
içimizdeki nehirler de bilmez
nereye aktığını...
Kenan kimlerdedir
ve neresidir Turan?
Nerede o kadim ülkü?
Otağ düştü
ak akçeye yenildi dergâh
ne şimdi Kudüs Selîm'in mülkü
ne de artık İran'da Tuğrul,
şah!
Ne ulu bir top güllesi var ardımızda
ne de
dua eden bir velî çadırımızda
ve unuttuk biz o kadîm ahdi
ey kalbim
sus ses çıkarma
şimdi vakit
şehre usulca girme vakti..
Bir Tarih Öğretmeni
Nisan'15/Silopi
4 Mayıs 2015 Pazartesi
BÜYÜK OYUN
ne zamandır
küçük kazılıyor mezarlar
dünyanın
bin bir bahçesine
ve küçülüp
çekiyor herkesi
kendi içine
nasıl düştük ki böyle bir derde
büyükler
o büyükler nerde?
uygar dünya atakta
insanlık gömülüyor
Suriye, Filistin ve Irak'ta
bu oyun büyüklerin oyunu
bu oyun büyüklerin oyunu
uzak tutun çocukları
Bir Tarih Öğretmeni
Mayıs'15/ Orta Doğu
küçük kazılıyor mezarlar
dünyanın
bin bir bahçesine
ve küçülüp
çekiyor herkesi
kendi içine
nasıl düştük ki böyle bir derde
büyükler
o büyükler nerde?
uygar dünya atakta
insanlık gömülüyor
Suriye, Filistin ve Irak'ta
bu oyun büyüklerin oyunu
bu oyun büyüklerin oyunu
uzak tutun çocukları
Bir Tarih Öğretmeni
Mayıs'15/ Orta Doğu
11 Nisan 2015 Cumartesi
KAR
kar
sadece
fakirlerin üstüne yağar...
bir de
yalnızlar çok üşür...
Bir Tarih Öğretmeni
Kasım'14/Silopi
sadece
fakirlerin üstüne yağar...
bir de
yalnızlar çok üşür...
Bir Tarih Öğretmeni
Kasım'14/Silopi
DEVRİM
kuyu derin
sızlanma
göğe bak
her adımın değerli
bir öncekinden
göğe bak
sıyrıl kurtul kederinden
güneşe var bir akın
güneşli güzel günler yakın
güneşli güzel günler gelecek
yine de her şey
sen yürüyünce değil
"düşününce" düzelecek
sen bozlağı, varsağı, halayı
ve kadim kelamı
sen
vatan şarkılarını
sen devrim şarkılarını
sen bu ülkenin
bütün şarkılarını dinle
bu ülkenin ilahileri
sesleri ve nefesleri
evet ezberlenecek
yine de her şey
sen çok güzel söyleyince değil
"anlayınca" düzelecek
Bir Tarih Öğretmeni
Nisan'15/Silopi
sızlanma
göğe bak
her adımın değerli
bir öncekinden
göğe bak
sıyrıl kurtul kederinden
güneşe var bir akın
güneşli güzel günler yakın
güneşli güzel günler gelecek
yine de her şey
sen yürüyünce değil
"düşününce" düzelecek
sen bozlağı, varsağı, halayı
ve kadim kelamı
sen
vatan şarkılarını
sen devrim şarkılarını
sen bu ülkenin
bütün şarkılarını dinle
bu ülkenin ilahileri
sesleri ve nefesleri
evet ezberlenecek
yine de her şey
sen çok güzel söyleyince değil
"anlayınca" düzelecek
Bir Tarih Öğretmeni
Nisan'15/Silopi
DOĞU
Doğusundayız dünyanın
bekliyoruz
güneşin,
yeniden üzerimize doğmasını
bekliyoruz
bir günün
bir öncekinden
daha güzel olmasını
Bir Tarih Öğretmeni
Nisan'15/Orta Doğu
bekliyoruz
güneşin,
yeniden üzerimize doğmasını
bekliyoruz
bir günün
bir öncekinden
daha güzel olmasını
Bir Tarih Öğretmeni
Nisan'15/Orta Doğu
21 Şubat 2015 Cumartesi
DERS
Türklerle dostluğun
ne kadar güvenli bir sığınak olduğunu, Araplar yaşayarak öğrendi.
Diğerlerinin de benzer acıları yaşamadan bu gerçeğin farkına varmaları dileğiyle!
--Bir Tarih Öğretmeni--
Şubat'15/Orta Doğu
15 Ocak 2015 Perşembe
TAŞ -2
kızıyoruz
yağmura
çamura
ve taşlara
ayağımıza
takılan
taşlara
kızıyoruz...
yanlış bir yol
seçmiş olabileceğimizi
hiç düşünmeden
Bir Tarih Öğretmeni
Ocak'14/Orta Doğu
yağmura
çamura
ve taşlara
ayağımıza
takılan
taşlara
kızıyoruz...
yanlış bir yol
seçmiş olabileceğimizi
hiç düşünmeden
Bir Tarih Öğretmeni
Ocak'14/Orta Doğu
4 Ocak 2015 Pazar
TARAF
Namlunun ucunda
masum insanlar varsa
tetiği kim çekerse çeksin
biz
ölen taraftayız...
Bir Tarih Öğretmeni
Ocak'15/OrtaDoğu
masum insanlar varsa
tetiği kim çekerse çeksin
biz
ölen taraftayız...
Bir Tarih Öğretmeni
Ocak'15/OrtaDoğu
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
